SEHER VAKTİ AĞITLARI
Şefkatinin ana kucağında,
Uykuya dalıyor dünyanın bütün telaşları
Kirli pazarlıklar ve olgunlaşmış yalnızlığı çocukların
Ve ıslığı, zincirini kırmış şeytanların
Koşup elinin ırmağında arınıyor
Ki elin kumruların dingin uğultusu
Uzak bir köyü taşır avucunda
Dünya bir bakraçtı, doğduk içine
Birbirine doğru insanlık, ağır ve telaşsız,
Karışıyor
Biz, ellerimizde hınçla bilenmiş bir balta
Söküp atıyoruz aidiyetin kökünü
Herkeslerin yeri yurdu biçilmiş üzerine
Biz, konar göçer telaşlarda, daralan göğün altında
Alnımızda yazısı silik kaderler taşıyoruz
Yamalı yaşamaklar gördük ve onursuz galibiyetler
Hayalini satmış beş kuruşa alçağın biri
Ki suspus medeniyet yine de hiç işitmedi
Konuşmak yaylım ateşi bu çağda
Kelimelerin henüz kırdılar kalemini
Sözün tozunu alan bezler giyotine kurban
Çok kayıplar verdik bu savaşta
Şefkatinin ana kucağında,
Uyanıyor dünyanın bütün sabahları
Tan kızıllığı destanını söylüyor senin
Bir köşede seninle ışıyor gülmelerim
Korkular elsiz, dilsiz, yersiz
Uzanamıyor
Seni çiziyor bir çocuk yasaklı duvara
Kadınların göğsünde vicdan madalyonu,
Çoban yıldızları, sana dönüyor yönünü
Umudun ölmez ipi bağlı gövdene
Dilek anıtı, batıl inançları artık yüzün
Çevirme başını onlardan öteye
Adressiz bir mezar buldum bugün bize
Adımızı bilen olmayacak
Gözyaşı ayinleri ve günah çıkarma
Sonrası uzunca bir bekleyiş
Ve nisyana yenilmesi tüm hafızaların
Bir tek kumrular başucumuzda
Seher vakti ağıtları yakacak
Yorumlar
Yorum Gönder