IHLAMUR SAPAĞI
Keder bir evdi varılan, ıssız
Kimselerin yüzü yoktu söylemeye
Benim cebimde tüterdi bacası cesaretin
Konuştum, ardıç kuşu tünedi sesime
Dünya sancıyor tekmesinden kötülüğün
Kimselerin yoktu umudu kurtulmaya
Yalnız benim elimdeydi tohumu ortancaların
Ancak biliyorum artık
Bir bozkır hasretidir biriken düşümde
Hatırla,
Medeniyet kokulu boynunu kesince bir hançer
Kimselerin yoktu gücü iyileştirmeye
Ben sardım yaranı, güleç yüzüyle annemin
Ne vakit sızlasan, benim ellerim duyar önce
Hem bak buzdan kapısı çatladı uzağın
Kadim bir tapınağa yasladım çocuk sırtımı
Dudağımın kenarında sızlıyor henüz duam
Hangi suya dağıtsam dinmez öfkemi
Merhamet çağında Tanrının, dargınlığıyım
Yine de bilmesin isterim kimse,
Boğazımda ufalanan çığlığı
Dalgaların tekrarlayışı gibi ritmini
Dönüp dolaşıp kıyına vardığımı
Tinidir sesimin deniz kabukları
Dinle,
Ne vakit yaslasan kulağını
Beni fısıldarlar
Şimdi aynaya baksam gözlerimde kırılgan bir güz
Fotoğraflarda kalmıştır kendimi sevdiğim
Sen, tozu kapağında albümlerin tiz çığlığı
Uyudum bir gece sonra sildim usumdan yüz atlasını
Gördüm,
Sırtları nasıl da bükülmüş insanların
Dünyanın boyunduruğunda
Coşkulu bir devrimin fitiliyim artık
Ateşleneceğim senin tarafından
Uzat ellerini,
Yıkılıyor bu alçak düzen
Enkazımızda yetişecek ıhlamurlar
Türküler söylenecek, içli
Ve tarihin yaldızlı sandığında saklayacak bizi
İsyan çağında genç kadınlar
Yorumlar
Yorum Gönder