ÇİFT KİŞİLİK MONOLOG
Bilseniz nasıl ihtiyacım var size.
Bilseniz nasıl uzağım anlaşılmaktan. Sözlerinizden, upuzun susmalarınızdan ve hayatı tiye alan o güzel ruhunuzdan uzak koca bir sene geçti.
Bilsem ki iyisiniz, aydınlık sabahlarınız ve insanı gerçek bir insan kılan inancınız sizinle, bu cehennem yerinde soluk almak mümkün olurdu. Hangi kitapta kaybediyorsunuz ruhunuzu, hangi sokaklarda hızlı hızlı yürüyorsunuz şimdi bir bilsem, soyutlukta bile buluşmaya razıyım sizinle. "Senin kendine inanmaya ihtiyacın var, bu eller ve bu yürekle altından kalkamayacağın iş yok" derdiniz bana.
Kendime inancım bir kuyunun dibinde şimdi, ellerim uzanamıyor daha iyi bir ihtimale. Altından kalkacağım işler üzerime yıkıldı teker teker. Beni, benden çok uzağa attılar. Belki sizi bulamayışım bundan.
Çocuk telaşlarımı, zarif fakat kuvvetli bir kahkahayla savuşturmalarınızı anımsıyorum sık sık. Sizi en çok o anlarda sevdiğimi, ancak bana derdinizi açtığınızda dağ yüreğinize en çok o anlarda hayran kalışımı hatırlıyorum. Heybetli duruşunuza tezat küçük bavulunuzu, mütevazı dünyanızı ve sanki size kıymetli bir hediye bahşedilmişçesine bana bakarken gözlerinizdeki aydınlığı hatırlıyorum. Nasıl da "artık bir yerim var evrende" diye sevinmiştim. Nasıl da sahiplenmiştim temelini sizin attığınız güveni.
Bilmem kaç insanın başına gelir ama, çok şanslı sayıyorum kendimi. Bunu duysanız, asıl şansın size ait olduğunu söylerdiniz.
Keşke her geçen gün içimde karşı konulamaz bir biçimde kökleşen düşüncelerimi dinleyebilseniz. Üzülürsünüz belki, belki hak verirsiniz içinizden. Ama benden koca bir yaşam aldılar, benden sizin Tanrı'ya yakarışınızı, aydınlık gözlerinizi aldılar.
Benim sancım, benim yaram hiçbir boşluğa sığmıyor şimdi. İçim evlere, şehirlere sığmıyor. Birbirinin aynı insanlar, sığ düşünceleri ve incelikten uzak benlikleriyle çepeçevre sardılar beni.
Onlardan biri olmamak adına yapmak istediklerimi bir bilseniz, ne derdiniz bana?
Uyumsuz ve farklı olduğumu düşünen yanınız ne derdi?
İçimden sizinle konuşuyorum hep. Size sorular soruyor ve tahmin yürütüyorum cevaplarınız hakkında. İçimden sizi geziyorum. Sıkıntınıza, derdinize ben kumaşından bir sargı yapıyorum. Çok şey yitirdiniz eminim, sırf bu yüzden kendimi bir ihtimale düğümledim. Beni kaybetmediniz henüz, gülüşümde o çekingen samimiyet var hâlâ. Gelecekte sizi tekrar görebilmenin mümkün olduğu bir zaman varsa eğer, çok şey soracağım size. Ama şimdilik yalnız ruhunuz için endişeliyim.
Ne olur, onu yitirmeyin. Çünkü ben, oralarda bir yerdeyim.
Yorumlar
Yorum Gönder