KUŞ DÜŞLERİ
Hepimiz, yarasıyız birbirimizin.
Kelimelerimizin tükendiği yerden bir hayata damlıyor, kanıyor, karışıyoruz.
Tüm isyanlar, kendi içimize direnmekle başlıyor.
Birkaç hayat öldürüyor, birkaç bahar süpürüyoruz içimizden.
Hep bir cam kenarı düşlüyor hastalıklı yanımız.
Yalnızlığı, varoluşumuzla harmanlıyoruz.
Şimdi caddelerde ölümün soğuk eli dokunuyor omuzlarımıza. Çok sevdiğimiz yalnızlık, eski bir sevgili gibi sızlıyor yüreğimizde.
Ölümün mesken tuttuğu, 'beklenmedik anlar'la kesişiyor yolumuz.
Daha ne planlarımız, ne kabuk tutacak yaralarımız vardı oysa bekleyen. Daha hiç tatmamışken sevgiyi, satmamışken dünyayı bir gülüşe, henüz ezmemişken kinlerimizin başını..
Daha yaşamamışken hiç..
Dilimizin ucunda hapsoluyor sustuklarımız. Haykırdığımız dipsiz kuyular, saklıyor tüm gerçekleri. Gerçeklerimiz kuyunun sadakatinde kayboluyor.
Nicedir bir sevgiye hasret yüreğimizin, nicedir bir şiir işitmemiş kulaklarımızın yorgunluğunu alıyoruz yanımıza.
Hepimiz, çaresiyiz birbirimizin.
Parmak uçlarımızın iyileştirdiği acılarımız var. Kuyudan çıkmak için, birbirimizin parmak uçlarına ihtiyaç var. Ancak öyle yükselebiliriz. Ancak öyle çıkarız dibin dibi dediğimiz yerden.
Kendimizi sakladığımız odacıklardan, kuyulardan ve kuytulardan ancak bir parmak ucu kurtarır bizi.
-ki bir parmak ucunun izi, derindir acıdan.
Ellerimizde sevda kesikleri, yaşayamadıklarımızın dışa vurumu bir ifade kuruluyor yüzümüze. Kuş düşlerinde yitiriyoruz gerçeğe inancımızı. Kuş düşlerinde vazgeçiyoruz döngülerden. Yolları anlamak ilk kez mümkün, kaldırımlarda hayatsız kadınların şarkısını duymak bile mümkün artık.
Hepimiz, pişmanlığıyız birbirimizin.
Keşkelerimizi çoğaltıyoruz içimizde.
Birilerinin hayatında keşkeler oluyoruz.
Kavgasız gürültüsüz çıkıp gitmiyor insanlar.
Hep bir yıkım.
-enkazın en altındayız biz.
Nefesimizi kesen şarapnel parçaları saplanmış anılarımıza.
Klişe bir son bekliyor hepimizi; unutulmak.
Yaralar kapanıyor, kuyular susuyor, keşkeler soğuk bir bedende kuytu buluyor kendine; biz unutuluyoruz. Sonra bir toz bulutu, son kürekten geriye kalan..
Hepimiz, mezarıyız birbirimizin.
Kelimelerimizin tükendiği yerden bir hayata damlıyor, kanıyor, karışıyoruz.
Tüm isyanlar, kendi içimize direnmekle başlıyor.
Birkaç hayat öldürüyor, birkaç bahar süpürüyoruz içimizden.
Hep bir cam kenarı düşlüyor hastalıklı yanımız.
Yalnızlığı, varoluşumuzla harmanlıyoruz.
Şimdi caddelerde ölümün soğuk eli dokunuyor omuzlarımıza. Çok sevdiğimiz yalnızlık, eski bir sevgili gibi sızlıyor yüreğimizde.
Ölümün mesken tuttuğu, 'beklenmedik anlar'la kesişiyor yolumuz.
Daha ne planlarımız, ne kabuk tutacak yaralarımız vardı oysa bekleyen. Daha hiç tatmamışken sevgiyi, satmamışken dünyayı bir gülüşe, henüz ezmemişken kinlerimizin başını..
Daha yaşamamışken hiç..
Dilimizin ucunda hapsoluyor sustuklarımız. Haykırdığımız dipsiz kuyular, saklıyor tüm gerçekleri. Gerçeklerimiz kuyunun sadakatinde kayboluyor.
Nicedir bir sevgiye hasret yüreğimizin, nicedir bir şiir işitmemiş kulaklarımızın yorgunluğunu alıyoruz yanımıza.
Hepimiz, çaresiyiz birbirimizin.
Parmak uçlarımızın iyileştirdiği acılarımız var. Kuyudan çıkmak için, birbirimizin parmak uçlarına ihtiyaç var. Ancak öyle yükselebiliriz. Ancak öyle çıkarız dibin dibi dediğimiz yerden.
Kendimizi sakladığımız odacıklardan, kuyulardan ve kuytulardan ancak bir parmak ucu kurtarır bizi.
-ki bir parmak ucunun izi, derindir acıdan.
Ellerimizde sevda kesikleri, yaşayamadıklarımızın dışa vurumu bir ifade kuruluyor yüzümüze. Kuş düşlerinde yitiriyoruz gerçeğe inancımızı. Kuş düşlerinde vazgeçiyoruz döngülerden. Yolları anlamak ilk kez mümkün, kaldırımlarda hayatsız kadınların şarkısını duymak bile mümkün artık.
Hepimiz, pişmanlığıyız birbirimizin.
Keşkelerimizi çoğaltıyoruz içimizde.
Birilerinin hayatında keşkeler oluyoruz.
Kavgasız gürültüsüz çıkıp gitmiyor insanlar.
Hep bir yıkım.
-enkazın en altındayız biz.
Nefesimizi kesen şarapnel parçaları saplanmış anılarımıza.
Klişe bir son bekliyor hepimizi; unutulmak.
Yaralar kapanıyor, kuyular susuyor, keşkeler soğuk bir bedende kuytu buluyor kendine; biz unutuluyoruz. Sonra bir toz bulutu, son kürekten geriye kalan..
Hepimiz, mezarıyız birbirimizin.
Yorumlar
Yorum Gönder